Araştırmalar ne söylüyor? Çalışan anne, baba olmak çocuk için bir sorun mu?

Bugün herhangi bir çalışan anne ile konuşun, size söyleyeceği kaçınılmaz tek sözcük vardır, o da suçluluk. Anneler çocuklarını evde bırakmak konusunda suçluluk duyarlar ve bunun kısa ve uzun vadeli etkileri konusunda endişe duyarlar, çünkü bu durumun gelecekte çocuklarının gelişimini etkileyebileceği kaygısı taşırlar.

Anneler yaşadıkları bu yoğun suçluluk duygusu nedeniyle işten eve döndüklerinde çocuklarının her istediğini yapma ve onları şımartma eğilimindedirler. Oysa ki anneden bir ebeveyn olarak beklenilen en önemli şey çocuğuna ilgi, şefkat vermesi, kurduğu iletişim ile çocuğunun “ben değerliyim”, “güvendeyim”, “mutluyum” duygusunu yaşamasını sağlamasıdır. Çocuklar varolduklarına dair geri bildirim isterler. Aile içindeki etkileşim çocuğun bu gereksinimi yerine getirebilmelidir. Ayrıca çocuk emniyette olduğunu hissetmeye, annesine karşı yakınlık hissetmeye ihtiyacı vardır. Bütün bunların sağlanabilmesi için de 24 saate ihtiyaç yoktur. Önemli olan annenin çocuğu ile geçirdiği zamanın niteliği, onunla kurduğu iletişimin türüdür.

Suçluluk duygusu, uyarı vermeden gelir ve birdenbire mideniz delinmiş gibi hissedersiniz. Birçok çalışan anne de bir kez ya da birçok kez suçluluk hissetmiştir. Eğer birşey hakkında suçluluk hissediyorsanız, büyük olasılıkla hayatınız içinde ele almanız gereken bir konu vardır. Suçluluğu ilk hissettiğiniz anda kendinize neden bu duyguyu yaşadığınızı sorun. Suçluluğu azaltmak için yollar var mı? Önceliklerinizi değiştirecek yollar var mı? Bu değişiklik olumlu bir değişiklik mi? Eğer olumlu ise değiştirin. Eğer değilse gereksiz suçluluğa yol açan adımları değiştirmek gerekir. Çalışan anneler olarak kararınız ile ilgili rahat hissetmeniz önemlidir.

Araştırmalar Ne Diyor?

Çalışan anneler ve çocukları üzerinde yapılan araştırmalar arasında bulgular genellikle, annenin çalışmasının çocuğu olumsuz şekilde etkilemediği yönündedir. Araştırmalar her gün işe giden annelerin çocuklarının gelişiminin yavaş olmadığını ve zarar görmediklerini gösterir. Çalışan annelerin çocuklarında herhangi bir gelişimsel sorun bulunamamıştır.. Annnin çocuğun bakımı için önemli bir kaynak olduğu ancak annenin çocuğu ile güçlü bir ilişki oluşturması için 24 saate ihtiyaç olmadığı saptanmıştır.

Bazı çalışmaların ana sonuçları şunlardır:

Annenin dışarıda çalışması çocuğun gelişimini geciktirmiyor.

Çalışan anneler ev işleri ve boş zaman faaliyetlerine daha az zaman harcıyorlar.

Annenin evde kalması ya da dışarıda çalışıyor olması çocuğun sosyal davranış, bilişsel yetileri ve dil gelişiminde farklılık yaratmıyor.

Çalışan anneler izin günlerinde çocukları ile daha fazla zaman geçiriyor.

Önemli olan annenin çocuğu ile geçirdiği sürenin kısa ya da uzun oluşu değil, çocuğu ile geçirdiği sürenin niteliğidir.

Annenin işinden tatmin olamaması, çocuğunun bakımı ve emniyeti konusunda endişe duyması ve çalışma şartlarının çok ağır olması gibi faktörler çalışan anne ve çocuğu arasındaki etkileşimi olumsuz etkileyebilmektedir.

İşinde mutlu olan ve çocuğunun bakımı konusunda endişe duymayan anneler iyi bir ebeveyn rolüne sahiptirler.

Öneriler:

Değerlerinizi keşfedin ve nasıl bir anne olacağınıza karar verin. Nasıl bir anne olacağınıza karar vermek, çocuğunuzun sağlıklı ve mutlu olduğundan nasıl emin olacağınızı sağlar.

Kararlarınıza güvenin ve onları uygulayın. Bazen verdiğiniz karar doğru , bazen yanlış olacak ve bazen de ne doğru ne de yanlış olacaktır. Hata yapmak için kendinize izin verin, hatalarınız sayesinde öğreneceksiniz.

Hata yaptığınızı düşündüğünüzde samimi bir özür ve açıklama sunun. Sadece bir duruş alın ve sonuçları ile karşılaşmak için güçlü olup olmadığınızı bilin.

Ebeveyn rolünüzü unutmayın. Her ailenin kendine özgü kuralları ve sınırları vardır. Ailenizde koyduğunuz kurallar ve sınırlar esneyebilir ancak suçluluk duygusuyla kuralları ve sınırları kaldırmayın.

Kendinize iyi bakın. Yeterli uyku, beslenme, egzersiz yapma ve sizi mutlu eden şeyleri yapmak önemli. Bilin ki sizin mutluluğunuz ailenizin mutluluğudur.

Az zaman ayırmak, az sevgi vermek demek değildir. Önemli olan beraber geçirdiğiniz zamanı nasıl değerlendirdiğinizdir. Çocuğunuzla beraberken onun sevdiği faaliyetleri yapın. Örneğin; resim yapmak, sinemaya gitmek vb.

Zamanınızın sınırlı olduğu durumlarda, örneğin ev işi yapmanız gereken durumlarda işinizi yaparken çocuğunuz ile sohbet edin ya da çocuğunuzun yaşına ve yeteneğine göre ondan yardım isteyin.

Çocuğunuza az da olsa düzenli zaman ayırın.